Değişime, değişmek ile ayak uydurabilmek…

Zaman canlıları değiştiriyor, ya da canlılar zaman içinde değişime uğruyor. Bulundukları ortama uyum sağlayamayan, ayak uyduramayan canlılar zaman içinde canlarından oluyor. Aynı durum günümüzde yaşanan değişimlere ayak uydurmayan kurumlar için de geçerli olmaya başladı.

İşletmeler de birer canlı organizma gibi davranabildiklerinde bütünlüklerini koruyabiliyor, büyüyebiliyor, gelişebiliyor, işletme için amaç her neyse ona istedikleri ölçüde ulaşabiliyorlar. Ekosisteme uyum sağlayamıyorlarsa havalarını alıyorlar. Rakiplerine göre geride kalıyorlar, çalışanları mutsuz, yöneticileri umutsuz patronları endişeli, kuruma neresinden baksanız bunu görebiliyorsunuz.

Organizmaların önemli özelliklerinden biri, kendini ve çevresini sürekli izleyebilir oluşudur. Çevresinde oluşan gelişmelere tepki verebilir olması daha uzun yaşamasına neden olmaktadır. Çünkü çevre ile uyum sağlaması çevrenin koşullarına göre hareket etme kabiliyetini artırmasına da neden oluyor. Tepki var, yaşam var; tepki yok, yaşam yok...

Yapılanmasını doğru organize etmiş kurumlar da yaşam savaşı veren diğer canlılar gibi, sahip oldukları, tasarladıkları, kurdukları, işlettikleri, ürettikleri, sürekli geliştirdikleri çeşitli duyargalarla hem kendi içlerini hem de içinde bulundukları çevreyi, pazarı, dünyayı algılamak yolunda hız kesmeden, canla başla çalışıyorlar. Bir de organizasyon içinde yer alan her bireyin işini severek, sahiplenerek yapması kurum için kazancın katlanarak artmasına neden oluyor.

Özetle söylemek gerekirse, günümüzde artık çevreye uyum sağlamak, işini seven, sahiplenen çalışanları bir araya toplamak da yeterli olmamaya başladı. Nasıl mı? Teknolojik değişimlere yatırım yapmak, konusunda uzmanlaşmış firmalar ile iş ortaklığına gitmek gibi konuları geçmiş sayılarımızda yazmıştık. Bu söylemlerin elbette faydası var ve olmaya devam edecektir.

Firmalar artık veri madenciliği diye adlandırılan, “büyük ölçekli veriler arasından bilgiye ulaşma ve bu bilgileri modelleme işidir. Ya da büyük veri yığınları içerisinden gelecekle ilgili tahminde bulunabilmemizi sağlayabilecek bağıntıların bilgisayar programı kullanarak aranması ve analiz edilmesidir.” Organizasyonun ürettiği tüm veriler için, bu verilerden haberdar olmak, bunları toplamak, korumak, saklamak, işlemek, anlamlandırmak, yorumlamak, sonuç çıkarmak ve bunları etkin kararlara dönüştürmek için zaman, emek ve para harcamak zorundalar. Bu harcamaların, yatırımların boşa gitmemesi, israfa dönüşmemesi, maksada hizmet etmesi, veri ve bilgiyle ilgili bütün işlerin akıllıca yönetilmesi gerekiyor. Yazılım, donanım, alet, edevat, uzman satın almakla bu işler bitmiş olmuyor. Bunlar da dâhil, işletmeler hayati bütün unsurlarını kıvrak bir beynin (beyinlerin) yönetimine bırakması gerekiyor.

 

Yazının devamını sonraki sayımızda bulabilirsiniz...