Yazar Köşesi

Koronavirüs marketlere nasıl yansıdı?

Aşağı yukarı mart ayının ortalarında kendini iyice hissettiren koronavirüs belası tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir takım maddi-manevi kayıplara yol açmıştır. Perakendenin en önemli aktörü olan marketlerde ise durum nasıldı?

Bu süreç market sahiplerini ve çalışanlarını gerek maddi olarak ve gerekse psikolojik olarak epey yordu. İlgili Bakanlıkların emir ve talimatlarını takip edip uygulamak, rutin işlerin dışında ve ilk kez karşılaşılan bir durum olarak ortaya çıktı. Organize perakendenin en önemli unsurlarından biri olan Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) bu süreci çok iyi yönetti.

Adeta 7/24 çalışan federasyon ve üyeleri süreci ‘an be an’ takip etti. Whatsapp hattı ile tüm bölge PERDER’leri anında bilgilendiren TPF, üyelerini daima diri tutmayı başardı. Bu süreçte Sn. Cumhurbaşkanı’nın ‘Biz Bize Yeteriz’ kampanyasına kısa bir sürede topladığı 1.970.000. lira gibi önemli bir meblağ ile katkı sağladı.

Sürekli güncellenmesi gereken tatil-kısmi tatil günleri, mesai saatleri ve maske, eldiven gibi kullanılmadığı takdirde cezai işlem uygulamaları birçok marketi zor durumda bıraktı. Bu süreçte Ramazan ayını da idrak ederek geçirdiğimiz zorlu bir viraj zaman zaman ciroların yükselmesine rağmen zaman zaman da dip yaparak geçirildi. Bayramın ardından piyasa normale döndü.

Yaz ayında bulunmamız ve gevşeyen tedbirler nedeniyle insanlar adeta özgürlüğe susamış biçimde rahat hareket edebilmekteler. Hemen her yıl ülkemize gelen gurbetçi vatandaşlarımız bu yıl ülkemize gelmeyecek… Bu da cirolara olumsuz yansıyacak. Piyasada emisyon iyice daralmış durumda. Bankaların mali disiplini her kesimi olumsuz etkilemekte maalesef.

Hal böyle olunca da likiditenin başkentlerinden biri olan marketler de gerek ciro kayıpları ve gerekse karlılık yönünden bazı olumsuz durumlar yaşayacak…
Bazı organların fiyat artışlarında marketleri hedef göstermesi de bizleri üzmüştür. Gerekli cevaplar verilmiştir elbette. Bundan sonra da verilmeye devam edilecektir. Bilinmelidir ki ; marketlerin zamlarla hiçbir ilgisi yoktur. Üretici ya da tedarikçi firmaların yaptığı zamma market sahipleri veya yöneticileri ne yapsın? Ürünü nasıl alıyorsa o şekilde satıyorlar.

Zaten devletin ilgili kurumları tarafından sürekli denetlenmekte olan marketler aslında bu baskıyı hak etmemektedirler. Ürünü tarlada ya da toptancıda denetlemesi gerektiği bazı durumlarda marketleri denetleyen kurumlar yanlış adreste iş yapıyorlar. Tarım İl Müdürlüğü personelleri rutin olarak marketlerden ürün numunesi alarak ölçüm ya da test vb. yapmaları abesle iştigaldir. Yahu kardeşim ürünü yerinde test etsenize.

Marketler aldıkları ürünlere imalat işlemi yapmazlar ki…
Yukarıda bahsettiğim konularla birlikte özellikle 2006’dan sonra iyice zorlaşan ‘marketçilik’ sektörünün şimdilerde daha da zor bir sürece girdiğini söylemek pekala mümkün…
Önümüzde yaklaşan Kurban Bayramı var. Şimdiden bayramınızı kutluyor, işlerinizde bol kazançlı günler diliyorum…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen kapatıp sayfayı yenileyin.